Ben bilmiyorum. Ne doğru ne yanlış ? ne önemi var engellerin ya da engel midir yıllar? Ben bilmiyorum. Kaçmak mı doğru olan yoksa yüzleşmek mi? Ne önemi var ki kalan...
kim severki seni böyle. sen çocuksun hala. koca bir çocuk. hala oyun peşinde olan. ben izlerim saatlerce. ama öyle sıkılmadan işte. sen hep geç kalırsın. beklerim seni. saatlerce sigaramdan nefesler...
pisliğin tekiyim dedi. değilsin dedim. ben berbatım dedi. iyisin dedim. sen mükemmelsin dedi. değilim , eksiğim dedim. bana göre mükemmelsin dedi. evet çünkü seni sevebiliyorum dedim. ben pisliğin tekiyim ama dedi. pislikleride sevebiliyorum dedim. sustu... ...
Gözlerim denizde kaybolur seni düşünmekten alamam kendimi vapurlar geçer kulağımda melodiler sen hiç gitmezsin içimden 4 yıl olmuş zaten denemem bile unutmayı eskisi gibi değil sevmeler ama bende pek yeni değilim sensizken
Bir kaç dost dökülür yakamdan, Bir kaç arkadaş eteklerimden... Ellerim güneşi tutarken Gün batar gecenin karanlığına. Asi rüzgarlar eser kuzeyden -Yaz sıcağında insanı üşüten- Ayaklarım buz keser benim. Gidemem, kalamam... Otursam...
yeni bir sayfa açmak . öyle bir sayfaki ne ne yazacağını ne de ne yazdığını bilmediğin. elimde beyaz bir çiçek saflığın ve dürüstlüğün simgesi . kendine bağlılığın belirtisi...
hangisinden korktum hangisinden utandım bilmem ama ben bir daha ben olamadım... ben sensiz doğru düzgün yaşayamadım. * savaş ve barış gibi uzaktan bakışmalarla, sevişmek gibi hiç aramamacasına terketmek ve mecbur kalıp...
Bir histi, Zaman qeçince yitip qitti... -sandım. Bir sıcaklıktı, O qidince sonsuz soquk demiştim... -ısındım. Tek bir nefes alışınla yanımda -silindi... Hepsi bir heceymişcesine anlamını yitirdi . Tükenmişliqin son mürekkebiymiş senin qelmen... -hepsi qeçti. Denizin ortasında...
eskiden dokunurdum kırmızılıklarından uçuşan kelimelerine bakardım öylece masmavi qökyüzüne sabahları bile qörürdüm yıldızlarını karanlıqının kokusunu alayım isterdim severdim öylece qözlerimle severdim... haince beyaz olmanı dilerdim kıskandırırcasına alev. qitme derdim sen hep qiderdin severdim yinede öylece uzaktan...
saklambaç oynayan ufak bir çocuksun içimde sen ortada olan qörülmez misali yer edinmişsin ruhumda ama qöremiyorum seni hissedemiyorum ne kadar kırsanda parçalanmıyor işte. ne kadar aqlasamda hep daha derinde...
iyiliqin tam adı ne bu dünyada? ne kadarı aptallıqa qirer? sonsuz hoşqörü, sonsuz af insanı öldürür mü, karşısındakini arsızlaştırır mı? kimin için doqru yapılanlar? kim karar veriyor iyiliqin ne...
Bozuk saatin ritmik sesi yankılanıyordu odada o qece. Ampulün biri patlamış diğeri ise düşük voltajdan yanıp sönüyordu. Arada , baş ağrısına...
Ben seni tam dolunay qecesi bıraktım .Yıldızlar dökülüyordu qözyüzünden Gözyaşı dökercesine...Buram buram mavi esiyordu kıyıdan .Musalla taşına uzanıyormuş qibi,Kumsala sıqınıyordu deniz Ve ben seni bıraktım...
Tahtımın altına kitaplardan destek yapmışım dahada yükselmek için qöklere... Düşmemek için hareket etmemeliymişim hiç bir şekilde......
kafede oturuyordum , elimde bir kitap ...yaqmur bardaktan boşalırcasına yaqmaya başlıyor her yeri inleten qök qürültüsünden hemen sonra .üstümde bembeyaz bir t-shirt var ve kalkıp...
kızıl odalarda hapis duruyorumtek bir pencerem varqeriye ne çıkacak bir kapıne de sevecek bir adam bıraktımaynasızlar qibi keskin bakışlar atıyorum duvarlarıma sanki korkup yıkılacaklarmış qibiısıqım...